A Travellerspoint blog

São Paulo

Mutlu Edici Bir Hayal Kırıklığı

all seasons in one day 25 °C
View Seyahat & Brazil on acikbilet's travel map.

São Paulo uçağı, iki ayımızı geçirdiğimiz Arjantin'den bizi hızla uzaklaştırıyordu. Brezilya'nın bu en büyük ve kalabalık şehrinin kendiyle ilgili her türlü önyargımızı yıkacağından habersiz uçağın bir an evvel yere inmesini bekliyorduk. Alçalırken gözümüze ilk çarpan, bulduğu her boşluktan fışkıran yoğun koyu yeşilliğin arasındaki uzun yapılardı. Havaalanına giriş yaptıktan sonra birkaç dakika içinde bavulumuzu almış ve gümrükten çıkmıştık. Couchsurfing sitesinde bulduğumuz ve şehirde kalacağımız birkaç günü birlikte geçireceğimiz Carollinne'i görmeye çalışıyorduk, çünkü hiç beklemediğimiz üzere bizi havaalanından alacaklarını söylemişti. Tıpkı fotoğrafındaki gibi gülen gözleri sayesinde kalabalık içinde onu hemen seçebildik ve kendimizi sanki uzun zamandır görmediğimiz akrabalarla bir araya gelmiş gibi Carolinne, kocası Filippe ve kızları Louisa ile sarılıp sırt tıpışlarken bulduk.

Suç oranı hayli yüksek olan; insanların güvenlik gerekçesiyle evlerinden işlerine helikopterlerle gittiklerini, geceleyin kırmızı ışıkta durmamanın yine güvenlik nedeniyle trafik kurallarına aykırı olmadığını duyduğumuz São Paulo'da güleryüzle karşılanmak çok iyi gelmişti. Yine de dışarı çıkmadan pek bir şey anlamış sayılmazdık. Filippe, havaalanını şehre bağlayan otobanda biraz modifiye edilerek egzoz borusu genişletilmiş arabayı hayli atak kullanıyordu, öyle ki, sağa dönen virajlarda solumuzda kalan bariyerleri yalayıp geçtiğini düşünerek ben bir noktada çığlık attım, neyse ki yüksek sesli müzik eşliğinde kendimi kaybederek yaptığım bu hareketi Barış'tan başka fark eden olmadı. Şehir merkezine yaklaştıkça zaman zaman durma noktasına gelen yoğun trafik sayesinde ben de sakinleşmiş ve etrafta neler olduğuna bakmaya başlamıştım.

Önce Carollinne'i, şehrin merkezindeki Paulista Caddesi'ne çok yakın olan işyerine bıraktık. Arjantin'in ardından Brezilya'da dikkatimizi ilk çeken, hava kapalı olmasına rağmen canlılığıyla göz alan renkler ve sokaklarındaki hareketlilikti. Sokak satıcıları, dilenciler, evsizler, koşuşturarak bir yerlere yetişmeye çalışan insanlar, trafik lambalarına mümkün olduğunca aldırış etmemeye gayret eden sürücüler, korna sesleri... Yavaş yavaş bütün bu karmaşayı geride bırakarak tepelere tırmanmaya başlamıştık, Filippe bizi eşyamızı yerleştirmemiz için eve götürüyordu. Ancak bir sorun vardı, her ne kadar Carollinne'in İngilizcesi çok iyi olsa da, o gidince anlaşabileceğimiz ortak bir dil olmadan Filippe ve Louisa'yla baş başa kalmıştık.

Starred_Photos7.jpg
Louisa ve annesiyle babası, evlerinde

Sessiz durmaya ancak kısa bir süre dayanabilen sıcakkanlı ve enerjik Filippe, Portekizce de olsa konuşmaya, bize şehirle ilgili bilgiler vermeye başladı. Bütün dikkatimizi toplayıp söylediklerini anlamaya çalışıyor, cevap verir ya da soru sorarken de İspanyolca kullanıyorduk. İspanyolcaya çok benzeyen bu dili telaffuzlardaki farklılıklar neredeyse anlaşılmaz kılsa da en azından ana fikri alabiliyorduk. Bir süre sonra, ön koltukta oturan Barış sohbete bensiz devam etmek durumunda kaldı, çünkü ben de Louisa'nın anlattıklarını çözmeye gayret ediyordum, ama işte bu imkansızdı ve yedi yaşındaki bir çocuğun kendi dilini anlayamadığımı anlaması da çok zordu. Bize verdikleri odaya yerleştikten sonra yeniden hep beraber dışarı çıktık ve Brezilya ile ilgili kitaplara bakmak istediğimizi söylediğimiz için yine Paulista'ya dönerek Fnac'ın yolunu tuttuk.

sao_paulo_..d__107_.jpg
Cultura kitabevi

Fnac, içinde elektronik eşyadan DVD'ye pek çok farklı ürünü bulunduran bir mağaza, São Paulo'daki büyük kitapçılarla ilk tanışmamız da bu mağazanın üst katında gerçekleşti. Şehirde kaldığımız bir-iki günlük süre boyunca vaktimizin çoğunu Cultura adlı devasa kitabevinde geçirdik. Buraya gelene kadar bu kadar büyük bir kitabevini -hatta belki kitabevi kompleksi demek gerek, üç farklı mağazayla iki geniş kata bir kütüphane gibi yayılmış durumda- hiç görmedim hatırlayabildiğim kadarıyla. Buenos Aires'teki El Ateneo bir zamanlar tiyatroyken kitabevine dönüştürüldüğünden büyük bir merakla gitmiş ve İngilizce kitap olarak yalnızca birkaç raf, o da bestseller barındırdığından hayal kırıklığına uğramıştık. Ama Cultura her şeyden önce İngilizce kitaplardaki çeşitlilikle (çantamızda çok fazla sayıda kitap taşıyamayacak oluşumuzdan) gözümüzü doyurdu, bizi mest etti.

Starred_Photos4.jpg
İlk andaki düşüncemiz: Bolluk ülkesi!

Çeşitlilik. Brezilya'daki ilk birkaç günümüzde sebzelerdeki, meyvelerdeki, insanlardaki, mutfaklardaki, kitaplardaki, renklerdeki, akla gelebilecek her şeydeki çeşitlilik bizi sarhoş etmişti, neredeyse Arjantin'in buranın yanında ne kadar tekdüze kaldığını söyleyecek hale gelmiştik. Kökleri Afrika'ya, Avrupa'ya uzanan kent sakinleri, birkaç kuşak evvel Japonya'dan göç eden nüfus, yerliler, ülke kültürel açıdan öylesine zengin görünüyordu ki, eğer çok korktuğumuz São Paulo buysa, kim bilir Rio de Janeiro nasıldı!

Keşfetme hevesiyle akşamına otobüs biletlerimizi aldığımız gün, Barış'ın İstanbul'dan arkadaşı, benim de Çevbir'den gıyaben tanıdığım Emrah ile Ana Flavia'yla buluştuk. Uzun bir sürenin ardından ilk defa bir başkasıyla kendi dilimizde sohbet ederken umarsızca içtiğimiz şişelerce biranın üzerine bir de Emrah'ın söylediği iki caiperinha'yı götürünce, bize kaldığımız süre boyunca kendi odalarındaki yatağı veren, şefkatle yaklaşan ve bizi her şeyden koruyup sakınma çabalarıyla kendimizi adeta ergenlik çağındaki gençler gibi hissetmemizi sağlayan ailenin yanına, konumumuza uyacak şekilde içkiyi biraz kaçırmış bir halde döndük. Apar topar hazırlandıktan sonra bizi bir Anadolu ailesi konukseverliğiyle otobüse kadar bırakarak öyle uğurladılar.

Starred_Photos8.jpg
Antarctica, güzel bira!

Dünyadaki en büyük metropollerle yarışan bu şehri bir-iki günde keşfetmenin imkansız olduğuna ikna olmuş ve buraya Peru seyahatimizden birkaç gün önce geri dönerek etrafı daha fazla görmeye karar vermiştik. Ama şimdi önümüzde bütün gece sürecek bir otobüs yolculuğu vardı. Sabah gözlerimizi bir başka büyüleyici şehirde açacaktık.

Deniz Koç

Posted by acikbilet 19:15 Archived in Brazil Tagged backpacking

Email this entryFacebookStumbleUpon

Table of contents

Be the first to comment on this entry.

Comments on this blog entry are now closed to non-Travellerspoint members. You can still leave a comment if you are a member of Travellerspoint.

Enter your Travellerspoint login details below

( What's this? )

If you aren't a member of Travellerspoint yet, you can join for free.

Join Travellerspoint