A Travellerspoint blog

Belo Horizonte

Lanetli bir ziyaret

all seasons in one day 23 °C
View Seyahat & Brazil on acikbilet's travel map.

Recife'de Belo Horizonte'a ("Beyl Horizonç" okuyunuz) otobüs bileti fiyatına uçak bileti bulduğumuza çok sevinmiştik, çünkü 40 saat sürecek yolculuk 3 saate inivermişti. Akşam 21:30 sularında Confins Havaalanı'na inmiştik ve Barış'ın aklına müthiş bir fikir geldi: Araba kiralamak. Hem Brezilya trafiği kuralsız aktığından hem de arabayı park edeceğimiz yerde parçalarının çalınması olasılığını göz önünde bulundurduğumdan bu fikir bana pek çekici gelmiyordu, ancak ertesi gün şehre bir-iki saat mesafede bulunan Ouro Preto ile Congonhas'ı bir arada görebileceğimizi ve bu akşam da rahatça bir otel bulup yorulmadan yerleşecebileceğimizi söyleyince ikna oldum.

Havaalanından çıkmadan evvel hem elimizdeki rehber kitaptan hem de turizm danışmadan şehirde kalınacak ucuz yerlerle ilgili bilgi toplamıştık. Arabayla beraber GPS cihazı da kiraladığımızdan rahatça yola çıktık. Ne var ki daha bir kilometre bile uzaklaşmadan, cihazın önerdiği yolda bir tuhaflık olduğunu hissetmeye başladık. Havaalanından şehre 45 dakika kadar bir sürede ulaşacağımızı biliyorduk, o nedenle fazla umursamadan az sonra otobana bağlanacağımızı düşüne düşüne yola devam ettik. Toprak yollara girdik, tali yollara bağlandık, ormanlık alanlardan geçtik, uydu şehirlere saptık, hatta bir ara bir kasabada karnaval provalarının ortasında kalarak bir süre yerimizden kıpırdayamadık. Bütün bu süre boyunca da GPS almış olmakla iyi mi yoksa kötü mü ettiğimize karar veremedik. Biraz cihazın yardımıyla biraz da kendi inisiyatifimizi kullanarak şehir merkezine ulaştığımızda gece yarısı olmuştu. Şimdi sıra otel bulmaktaydı. Daha önce değindiğim gibi arabayı alelade bir yere bırakamayacağımız için park yeri olan bir otel bulmamız şarttı. Gittiğimiz kimi yerleri tekinsiz sokakları nedeniyle eledik, kiminde görevlileri uyandıramadık, bir kısmında da yer yoktu. En nihayetinde aklımıza havaalanında gördüğümüz bir otel ilanı geldi. Şehrin dışındaki bir yerleşim bölgesindeydi, hemen adresi girip oraya doğru yola çıktık. Yine yanlış yollara girdikten sonra, ancak sabah 04:30'da resepsiyonda sinirden kahkahalar atmaya başlamış bir halde kayıt yaptırıyorduk. Ne yazık ki Phileas Fogg gibi geniş ve sakin davranıp "bu aksilikler zaten planımızın bir parçasıydı," diyemedik.

belo_horiz..9_b__1_.jpg
Uzaktan Ouro Preto

Sabah 10 gibi yola çıkmayı başararak ilk ziyaret edeceğimiz şehir Ouro Preto'ya ulaştık. Belo Horizonte'den önce Minas Gerais eyaletinin başkenti olan Ouro Preto, "Siyah Altın" anlamındaki adından da sezilebileceği üzere, Brezilya'daki altına hücum yıllarının simgesi. UNESCO'nun dünya kültürel miras alanlarından biri olarak ilan ettiği şehir, iki katlı evleri ve Avrupai mermer kullanımı yerine sabuntaşı üzerine yapılan işlemeleriyle Minas tarzı barokun doğduğu ve yayıldığı yer.

belo_horiz.._b__18_.jpg
belo_horiz.._b__65_.jpg

Ouro Preto'nun daracık ve iri taşlarla kaplı sokaklarına daldığınızda, sanki adı şehirle bir arada anılan heykeltraş Antonio Francisco Lisboa'nın zamanında dolaşıyormuşsunuz gibi hissediyorsunuz. 19. yüzyıldan sonra tek bir tuğla eklenmemiş gibi. Gözü rahatsız eden tek kusur, her sokağın ve ana meydanın arabalarla dolu oluşu.

Heykeltraş Lisboa, daha doğrusu en yaygın kullanıldığı şekliyle "Kötürüm Adamcık" gibi bir anlama gelen Aleijandinho, bütün hayatını Ouro Preto'da geçirmiş. Zamanına göre inanılmaz uzun -84 yıl- yaşasa da, genç yaşından itibaren hayatını hastalıklarla mücadele ederek geçirmiş ve vücudunun büyük kısmını kullanamadığından bu sıfat takılmış. Belli bir yaştan sonra parmaklarıyla iş yapamadığı için bir yöntem geliştirerek keskileri eline bağlatıyormuş ve yardımcıları onu tutup kaldırdıktan sonra verdiği direktiflerle heykellerini ve oymalarını yapıyormuş. Eserlerinin neredeyse tamamı Ouro Preto'daki kilise ve müzelerde. Özellikle hayatında hiç aslan görmemiş olduğu halde hayal gücünü kullanarak aslan vücudunun üzerine maymun başını yerleştirdiği heykel insanın kanını donduruyor.

belo_horiz..b__100_.jpg
belo_horiz.._b__97_.jpg
Bom Jesus de Matosinhos

Daha sonra Congonhas'a geçtik. Burası da ayrı bir şehir ama Ouro Preto gibi mimari özellikleriyle ünlü değil, sadece Santuário de Bom Jesus de Matosinhos kilisesinde yer alan Aleijandinho heykelleri için gidilen bir yer. Ziyaretlerimiz saat 18:00 gibi sona erince hemen arabaya atlayıp gazı köklemek zorunda kaldık, pazar günü olduğundan arabayı kiraladığımız şirket 20:00'de kapanıyordu. Dilimiz dışarıda anahtarı teslim ederken bu arada kalacak doğru düzgün bir otel bulup eşyamızı bırakmayı da başarmıştık.

Ertesi gün ne yazık ki pazartesi olduğundan bütün müzeler ve sanat eserleriyle dolu parklar kapalıydı. Biz de zamanımızı Mercado Central'de (her zamanki gibi) bira içip bir şeyler atıştırarak ve şehrin en yüksek noktasına çıkıp çimlerin üzerinde oturarak şehri izleyip kitap okuyarak geçirdik. Akşam Rio de Janeiro'ya doğru yola çıkacak ve şansımızı bir kere daha deneyecektik.

Deniz Koç

Posted by acikbilet 11:04 Archived in Brazil Tagged backpacking

Email this entryFacebookStumbleUpon

Table of contents

Comments

Brezilya fotoğraflarına bayıldım!!! Peru maceralarınızı dört gözle bekliyorum! Denizciğim buradan da doğumgününü kutluyorum!!!! Muacccsss

by EylemT

Denizcim, nice güzel yıllara!!!
öpücükler,

  • *Ben de doğumgünümde Brezilya'da olmak istiyoruuum:))

by alkim

Sevgili Eylem ve Alkim, cok tesekkur ederim!! Dogum gunumde Brezilya'daymisim gibi gorunsem de Bolivya, Uyuni'deydim :) Evet, birikmis yazilarimiz var goruldugu uzere ve birkacini simdi yukleyecegiz Internet kafede. Opuyorum!!
Not: Eylem: Libya??? Fotograf gonder.

by acikbilet

Comments on this blog entry are now closed to non-Travellerspoint members. You can still leave a comment if you are a member of Travellerspoint.

Enter your Travellerspoint login details below

( What's this? )

If you aren't a member of Travellerspoint yet, you can join for free.

Join Travellerspoint