A Travellerspoint blog

Okugan: Travels with Charley: In Search of America

John Steinbeck

DSCN8028__.._rl____.jpg

Steinbeck, 1960 yılında, olgun ve ünlü bir yazarken -iki yıl sonra Nobel Ödülü sahibi olacaktır-, hayatı boyunca Amerika ve bu ülkede yaşayan insanlarla ilgili yazdığını, ama aslında ikisini de neredeyse hiç tanımadığını fark eder ve “gerçek Amerika'yı” keşfetmek üzere yola koyulur. Herkesçe tanınmasına rağmen, tek başına cisminin kendini ele vermeyeceğini düşünerek ismini değiştirmeye karar verir, köpeği Charley'i onunla birlikte gelmeye ikna eder ve özel olarak yaptırdığı kamyonu Rocinante'yle yola çıkarlar. Güzergahını, kabaca, oturmakta olduğu Long Island, New York'tan çıkıp ülkenin kuzeyinden geçen yolları takip ederek memleketi Salinas, California'ya gitmek ve çıktığı noktaya güneyden geri dönmek üzere belirler.

Samimi olmak gerekirse, ABD seyahatimiz sırasında okuduğum en iyi kitap bu kitap değildi. Ancak yine de Amerikalı bir yazarın Amerika üzerine yazmış olduğu bir seyahat edebiyatı örneği olduğu için burada bahsetmek istedim. Yazarın yol boyunca Amerika'yla ilgili yaptığı tespitlerden çok, Charley'den bahsettiği kısımlar ve karşılaştığı insanlarla aralarında geçen diyaloglar kitabı sonuna kadar okumamı sağladı. O sıralar yeni yeni başlamakta olan karavan ve “motor home” kültürüne yabancı insanları birer mıknatıs gibi yanına çeken Rocinante sayesinde, yoluna çıkan neredeyse herkesle sohbet etme şansı elde eden Steinbeck, okura göçmen işçilerin, ırkçıların ya da toplumdan dışlanmış kişilerin o ana dair bir fotoğrafını çekip sunuyor sanki. Beni kitapta sürekli iten şeylerden biri, Steinbeck'in “büyük yazar” olduğunun fazlasıyla farkında olması, bunu da üslubuna yansıtması; diğeriyse kitabın birçok yerinde silahlardan ve bir zamanlar zevk için ne kadar çok avlandığından söz etmesiydi. Yola çıkarken -kendini korumak için- yanına birkaç silah aldığı yetmezmiş gibi, durakladığı bir kasabada dürbünlü bir tüfeği çok beğenip satın aldığını anlatıyor, ilerleyen günlerde yol kenarında dinlenirken karşısına çıkan iki çakalı vurmaktan son anda vazgeçtiğini söylüyordu. Yemek için, ihtiyaç için öldürmekle zevk için öldürmek arasındaki farkı (ki benim için hiçbiri makul değil, sözüm ona "av sporu"ndan bahsediyorum) ancak bu ilerlemiş yaşında görebilmesi ve öldürmek eylemi söz konusu olduğunda hayvan ve insanlar arasına çok keskin bir çizgi çizebilmesi, Steinbeck hakkındaki düşüncelerimin daha net şekillenmesine neden oldu. Seyahat edebiyatının bu özelliği çok belirleyici kanımca: Tıpkı günlük gibi, yazan kişinin içini, düşüncelerini yansıtması ve onu kurmaca eserlerinde olduğundan çok daha çıplak bir halde ele vermesi.

Çevirisinin olmadığını gördüğüm bu kitabın, yakın zamanda Türkçede yayımlanacağını da sanmıyorum. Bu nedenle içeriğine dair bilgi vermekten sakınmadım.

Deniz Koç

Posted by acikbilet 13:08 Archived in USA Tagged books

Email this entryFacebookStumbleUpon

Table of contents

Be the first to comment on this entry.

Comments on this blog entry are now closed to non-Travellerspoint members. You can still leave a comment if you are a member of Travellerspoint.

Enter your Travellerspoint login details below

( What's this? )

If you aren't a member of Travellerspoint yet, you can join for free.

Join Travellerspoint