A Travellerspoint blog

“Con mucho gusto!”

Guatemala

overcast 24 °C
View Seyahat & Mexico & Central America on acikbilet's travel map.

Belize'den çıkıp Guatemala sınır polisinin önüne geldiğimizde, seyahatimizdeki ilk rüşvet vakasıyla karşılaşacağımızı bilmiyorduk. Sınır polisi işlemleri bitirdikten sonra bizden 20 quetzal istedi. Resmi olarak alınan ücretlerin tabelayla ilan edilmiş olması gerektiğinden işkillendik, üstümüzde Guatemala parası olmadığını söyleyerek sıyrılabileceğimizi düşünürken memur “Dolar da verebilirsiniz, 6 dolares rica edeyim,” dedi. Etrafımızdaki herkesin elinde bir miktar parayı hazır etmiş beklediğini görünce, biz de 6 doları memura uzatıp paranın çekmecede ağzı açık bekleyen üzeri $ işaretli saman zarfa girişini izledik. Miktar çok olmasa da, bu işin sistematik olarak, hiç utanıp sıkılmadan açık açık yapılması nedeniyle sanki Guatemala vatandaşıymışız gibi canımız sıkıldı.

Peten Itza Gölü'nde, kıyıdaki Santa Elena'ya sadece yol ile bağlanan bir adaya kurulan Flores, taşra sıkıntısının üstüne bir anda turizm patlaması yaşadığı anlaşılan, herkesin evini restaturanta ya da otele dönüştürmesiyle insanın içini daha da daraltan bir mekan. En büyük Maya şehirlerinden biri olan 1,5 saat uzaklıktaki Tikal'i ziyaret etmek isteyip de ulusal park civarında ultra pahalı otellerde kalmak istemeyenlerin mecburen geldikleri bu küçük kasabada, otelinden, tur operatörüne, minibüs şoföründen, restaurantına tüm esnaf yabancıların parasının peşinde.

y_ld_z_sav.._mekan_.jpg
Tikal

Flores'ten Coban'a 2 minibüs, 1 motor, 1 minibüs sıralamasıyla 4 vesait kullanarak; birinden indiğimizde koştura koştura diğerine binerek gittik. Santa Elena terminalinden bindiğimizde neredeyse bomboş olan ilk minibüsümüz, karayoluna çıkmadan pazar yerine uğradı ve beş dakika önce boş olan yerler bir anda doluverdi. Minibüsün kapısının önünü mesken tutan satıcılar küçücük koltuklara yerleşmeye çalışan yolculara haşlama tavuk, gazoz, meyve, şekerleme satabilmek için çabalıyor, arka sırada oturanlar ürünlerini daha iyi görsün diye ara ara minibüsün içine girip çıkıyorlardı. Pazar yerini geride bırakıp yola çıktığımızda bütün yerler dolu, ayakta da 3-4 kişi olması rağmen yolda her el kaldırana durmayı ihmal etmeyen şoför ve muavin bir şekilde herkesi kutu gibi minibüsün içine sığdırmayı başararak bizi Sayaxche'ye, yolun bittiği Pasion Nehri'nin kıyısına kadar sağ salim getirdi. “Yolun bittiği” diyorum çünkü çok geniş olmamasına rağmen üzerine köprü yapılmamış olan bu nehri geçmek için motorlu kayıklara binmeniz gerekiyor. Biz de sırtımıza çantalarımızı alıp kayıkla karşıya geçip Chisec'e giden ikinci minibüsümüze bindik. Bu minibüsün içi de en fazla sayıda yolcu almak üzere dizayn edilmişti. Dört sıra koltuktan arkadaki iki tanesi 4 kişilik hale getirilmiş. 3. sıra en arka sıraya geçiş yolunu kapattığı için, en arkada oturanlar bagaj kapısından giriş çıkış yapıyor. Kolaylık olsun diye de 4'lü koltuktan bir parça kesilmiş, yerine de iniş çıkışlarda kolaylık olması için taburemsi bir koltuk konulmuş. Dizlerimiz karnımızda iki saat yol gidip, Chisec yakınlarında bir benzincide son minibüsümüze bindik. Doluluk açısından ilk iki minibüsü geride bırakan bu minibüsün muavini, Coban yolunun belli bölümlerini portbagajda gitmek durumunda kaldı.

kahve_a_ac_n_n_dal_.jpg
Kahve ağacının dalı

Guatemala'da kahve yetiştiriciliğinin merkezlerinden biri olan Coban'ın gelişiminde Alman göçmenlerin büyük rolü olmuş. 19. yüzyıl sonunda toprak satın alıp kahve yetiştirmeye başlayan Alman kökenliler, bir süre sonra bölgedeki ekilebilir toprağın büyük bölümünün sahibi haline gelmiş. 1940'ların başında ABD'nin baskısıyla zamanın hükümeti Alman göçmenlerin büyük kısmını ülkeden sürmüş olsa da bugün hala kahve çiftliklerinin büyük kısmı Alman kökenlilerin elinde. Şehrin sınırında yer alan ve rehber eşliğinde gezilebilen Dieseldorff kahve çiftliğinde kahve hem yetiştiriliyor, hem de çevredeki çiftliklerden gelen ürünlerle birlikte işleniyor. En kaliteli çekirdekler Avrupa ve Amerika'ya ihraç edildiği için Guatemala gibi yetiştirici ülkeler genelde İspanyolcada salyangoz anlamına gelen “caracol”leri, yani kavruk, düşük kaliteli çekirdekleri tüketiyor.

caracol_ve..kirde_i.jpg
Caracol ve yanında iri kahve çekirdeği; kavrulmadan evvel

Coban'dan Guatemala City'e (Guate) giderken bindiğimiz otobüs birinci sınıf olduğu için biraz ruhsuzdu, Guate'den bindiğimiz Quetzaltenango (Xela) otobüsü ise tam aksine bir şenlik: 40-50 yaşındaki eski Amerikan okul servisleri hemen hemen bütün Orta Amerika'da olduğu gibi burada da şehirler arası taşımacılığın yükünü sırtlanıyor. Ülkede bir
Bluebird* Kulübü var mı bilmiyoruz, ama sahiplerinin çok sevdiği ve gözleri gibi baktığı, otobüslerin rengarenk boyalarından, havalı kornalarından ve en dik yokuşları bile canavar gibi tırmanan motorlarından belli. İçleri çıkartmalarla kaplı şoför mahalli dışında gayet sade olan bu otobüslerde iki kişilik gibi görünen koltuklara yol ilerledikçe mutlaka üçüncü bir kişi ilişiveriyor. Guatemalalılar üçlemeye ilişkin özel bir teknik bir geliştirmişler: Siz iki kişi mesut bir şekilde otururken, yeni bir yolcu sizin sıranızın yanına geliyor, sırtını hafiften size dönüp, kaba etiyle hafiften ittirerekten koltuğun ucuna konuveriyor. Eninde sonunda bütün koltukların üçleneceğine o kadar emin ki insanlar, bir arka sırada boş yer varken önde iki kişinin yanına oturabiliyorlar. İşin güzel tarafı çoğu zaman adım atacak yer kalmayacak şekilde dolan bu otobüslerin dip dibe oturan yolcularının hiç yakınmamaları, sinirlenmemeleri ve gülümsemeleri.

xela-pana_otob_s_.jpg
Xela-Pana otobüsü

Ülkenin ikinci büyük şehri olan ve eski kolonyal yapılarını, arnavut kaldırımı yollarını koruyan Xela, İspanyolca öğrenmek isteyenlerin akınına uğramış. Her köşe başında bir İspanyolca kursu var ve tüm sokaklar bu kurslara giden Kuzey Amerikalı ve Avrupalılarla dolu; zira barınma imkanı da sağlayan bu kurslarda eğitim almak gayet ucuz. Biz de en azından bir hafta ders almaya niyetlenmiştik, ama sınırlı zamanımız olduğunu fark edip vazgeçtik ve vaktimizi şehrin sokaklarını arşınlayıp sabah kahvaltıda servis edilen ve buğday aşını andıran ama yulafla yapılan tarçınlı bir çorba olan moş ve benzeri yerel yemekleri keşfederek geçirdik.

panajachel..r_yemek.jpg
Atitlan'a karşı közlenmiş mısır yemek

Atitlan Gölü, üç volkanın eteğinde yer alan ülkenin Karayip kıyısındaki Izabal'den sonraki en büyük gölü. Genelde Tz'utujil ve Kaqchikel yerlilerinin yaşadığı gölü çevreleyen Sololá gibi şehirlerde hala yerel kıyafetler içinde insanlar görmek mümkün. Bizim kaldığımız göl kıyısındaki Panajachel eskiden sahil köyü iken, son 30 yıl içinde bir gringo kasabasına dönüşmüş, sahil şeride de epey kirlenmiş. Kasabada keyif alarak yaptığımız tek şey, göle karşı közde mısır yemek bir de pazarını gezmek için, helezonlar çizen yolları aşarak günübirlik 1,5 saat mesafedeki Chichicastenango'ya gitmek oldu. Bölgedeki en büyük yerli nüfusa sahip şehir olan Chichi'de pazar günleri kurulan açık pazarda her türlü meyve sebze ile birlikte eskiden törenlerde kullanılan ahşap oyma maske, biblo gibi el sanatları da bulunabiliyor. Şehrin tüm sokaklarını kaplayan tezgahlar, rengarenk kıyafetleriyle tezgahların başında duran ve söylediği fiyatı kararsız gibi görünmeniz üzerine iki dakika içinde yarıya kadar indiren yerliler, yan yana uzanıp giden
komedorlar** arasında bir günü geçirdiğimiz Chichi'den yanımızda 1 baykuş, 1 maymun ve 1 geyik maskesi ile ayrıldık.

chichicast.._pazar_.jpg
Chicicastenango pazarı

Guatemala'daki son durağımız Antigua'da kalacak yer bulmamız epey vakit aldı. Daha önceden belirlediğimiz yerlerin bir kısmı doluydu, bir kısmı ise kalınacak gibi değildi. Yol üstünde girdiğimiz hostellerden birinde banyolu, çift kişilik yataklı bir oda aradığımızı ve 2-3 gün kalacağımızı söylediğimiz resepsyonist çocuk bize istediğimiz gibi bir oda olduğunu söyleyerek banyosuz, iki ayrı yatağın olduğu ve sadece 1 gün için müsait bir odayı göstermesinin ardından sinirlerimiz tepemizde arka sokaklarda yürürken, oradaki dil okulunun içinden bir kadın çıkagelip boş odalarının olduğunu, bakmak isteyip istemediğimizi sordu. Şirin bir bahçe etrafına dizili odalardan birine
“con mucho gusto”lar*** eşliğinde yerleşip artık iyice ağırlaşan ve neredeyse bir saattir sırtımızda olan çantalarımızın sırtımızda yarattığı tahribatı üzerimizden atmaya çalıştık. Akşamüzeri dışarı çıkınca tam anlamıyla görme imkanı bulduğumuz Antigua, umduğumuzun aksine tam anlamıyla bir turizm merkezi çıktı. Kolonyal mimarisi çok iyi korunmuş eski şehirde her köşe başı, Arjantin, İtalyan, Japon ya da Meksika restaurantı. Turistlerin ve sevimsiz başkentte değil de bir saat mesafedeki bu huzurlu şehirde yaşamayı tercih eden zengin Guatemalalıların gittikleri bu yerlere gitmek istemediğimizden ilk gün yemek yiyecek bulmakta epey zorlandık, ikinci gün de küçük bir pastane dışında bir yer bulamadığımız için inadımızdan vazgeçip Orta Amerika'da Japon yemeği yedik. Gecelerimizse yan odamızda kalan ve okuldaki ufak tefek işleri yapan ve anlatacak çok hikayesi olan Edgardo ile sohbet ederek geçti. Yedi sene California'da yaşayan ve o zamanlar bir özel dedektifin yanında çalışan 50'li yaşlardaki Edgardo'nun ailesi de Atitlan civarındanmış. Büyük büyük dedesi bir fırtına esnasında kayıkları devrilen yerlileri kurtardığı için yerlilerin çok saygı duyduğu bir insanmış ve iç savaş sırasında bölgede ordunun yaptığı yerli kıyımını araştıran bir gazeteci yazı dizisinde aslen İspanyol kökenli olan dedesinde de bahsetmiş. Özel dedektiflik şirketleri sandığımızın aksine sadece yasak aşkları ortaya çıkarmak ya da kayıpları bulmakla uğraşmıyorlarmış, en büyük müşterileri yanlış beyanda bulunan müşterilerini faka bastırmaya çalışan sigorta şirketleriymiş.

antigua_da..unyalar.jpg
Antigua'da sardunyalar

36 yıl süren iç savaşı ancak 1996'da geride bırakabilen ve Orta Amerika'daki en fakir ülkelerden biri olan Guatemala'dan Edgardo'nun “Allah'a emanet olun” uğurlamasıyla ayrıldık. Bir sonraki durağımız El Salvador olacaktı...

Barış Pala

  • Amerikan filmlerinin ayrılmaz parçası sarı senkli okul otobüslerini üreten firmalardan en büyük olanı.
  • * Orta Amerika'da ayaküstü lokanta ya da büfeler için kullanılan genel isim.
  • ** “con mucho gusto”: Guatemala İspanyolcasında “bir şey değil” anlamına gelen “con mucho gusto”, aynı zamanda bir kişinin bir işi memnuniyetle yapacağını ifade etmek için de kullanılıyor.

Posted by acikbilet 06:41 Archived in Guatemala Tagged backpacking

Email this entryFacebookStumbleUpon

Table of contents

Be the first to comment on this entry.

Comments on this blog entry are now closed to non-Travellerspoint members. You can still leave a comment if you are a member of Travellerspoint.

Enter your Travellerspoint login details below

( What's this? )

If you aren't a member of Travellerspoint yet, you can join for free.

Join Travellerspoint