A Travellerspoint blog

January 2009

Arjantin'de Şehirlerarası Otobüsler

Yollar Arşın Biz Kepçe


View Seyahat & Brazil & Argentina on acikbilet's travel map.

Yazıların içinde zaman zaman değiniyor olsak da bindiğimiz otobüslerle ilgili ayrı bir başlık açıp kısa kısa notlar paylaşmak istiyorum.

ARJANTİN

Buenos Aires - Iguazu (09.11.2008)

Arjantin'de, altında birçok marka barındıran birkaç tane büyük otobüs firması grubu var. Iguazu'ya Via Bariloche grubundaki Expresso Tigre Iguazu ile gittik. Bu firmada dört farklı fiyat kategorisi var. İlki koltukların bizdeki otobüslerdeki kadar yattığı "semi-cama". İkincisi koltuğun 160 derece yattığı "cama" (İspanyolca yatak demek). Eğer hem "cama" olsun hem de servis süper olsun diyorsanız "cama ejecutivo" almanız gerekiyor. Koltuğun tam yattığı seçenek ise "tutto lutto". Biz kişibaşı 170 peso vererek "cama" ile seyahat ettik. Otobüsteki tuvalette su akmaması dışında hiç bir sorun yoktu, bebekler gibi uyuduk.

iguazu_09_12_08_d.jpg

Yan tarafınmızda oturan amca yanına kova şeklinde bir termos almış, içine de 5-6 tane bira koymuştu. Yol boyunca demlendi, kimse de "Hop, ne oluyor, aile var kardeşim burda!" diye tepki göstermedi. Bize ikram etmediği için amcayı kınasak da, insanların hoşgörüsü hoşumuza gitti.

Iguazu – Salta (12.12.2008)

Sora sora öğrendik ki bu hattın efendisi Flecha Bus imiş. 18 saatlik yolculuk için semi-cama koltuğa 185 peso ödedik. Otobüs öğlen hareket ettiği için yolun büyük kısmında manzarayı seyrettik, gece de rahat koltuklarda uyuduk.

Otobüslerde genelde iki şöför oluyor. Biri kullanırken diğer muavinlik yapıyor. Bizim şöförlerden biri simsiyah, düz saçlarını seksenli yıllarda bizde genelde Harem-Gebze minibüs şoförleri ve futbolcular tarafından tercih edildiği gibi önler kısa, ense biraz uzuncana olacak şekilde kestirmiş. Göbeğine rağmen enerjik yapısı, herkesle şakalaşmasından mıdır nedir hoşumuza giden bu adama “Tayfun Abi” adını taktık.

Otobüs Salta'ya 1,5 saat kala Güemes'te yolcu indirdiği gardan çıkarken dönüşte bir arabanın tamponunu ezdi. İki tarafa da bir şey olmamıştı, ama tutanak için otobüsle polis karakolunun önüne gidip 1 saat beklememiz gerekti. Tayfun Abi'nin etraftaki polislerle enseye tokat şekilde şakalaşması dikkatimizden kaçmadı.

Salta – Mendoza (15.12.2008)

Via Bariloche grubunun markası olan Via Tac'ta kişi başı semi-cama 170 peso idi. Otobüs güzeldi de hemen arka kolduğumda oturup yol boyunca kulağımın 20 cm ötesinde mızıldayan bebek yolculuğun sonuna doğru alnımdaki damarların kabarmasına neden oldu.

Mesafeler uzun olduğu için her yolculukta çoğu İspanyolca altyazılı en az 2-3 film ve birkaç klip-kolajı izlemek mümkün. Kolajlar genelde 80 ve 90'ların hit parçalarının 10 – 15 saniyelik kısımlarının art arda sıralanmasından oluşuyor. “Pump up the jam”, arkasından “I've got the power”, sonra da Phil Collins'ten “All of my life”. Tam bir çorba anlayacağınız. Kliplerin yanı sıra firma bizim için bir boks üçlemesi uygun görmüş. İlk önce 70'li yıllarda çekildiğini tahmin ettiğimiz ve Faye Dunnaway ile John Voight'ın oynadığı The Champ gösterildi. Oyunculuğun yerlerde süründüğü filmi neredeyse gülerek izledik. Sonra Russel Crowe'un oynadığı Cindrella Man başladı, izlemedik uyuduk. O biter bitmez de Clint Eastwood'un Million Dolar Baby'sini koydular. İlk iki filmi altyazılı vermelerine rağmen izlemek istediğimiz tek film olan bu filmi İspanyolca dublajlı verdikleri için ekrana bakıp, tek tük kelimelerle konuyu kapmaya çalıştık.

Mendoza – Bariloche (18.12.2008)

Arjantin'de herhangi bir şehirlerarası otobüs garına gittiğinizde aynı firmanın birden fazla ofisini görebiliyorsunuz. Başka firmalara ait olduğunu sandığınız ofislerde de o diğer firmanın biletleri satılabiliyor. Mendoza'daki garda da Andesmar'ın 3 ayrı ofisi vardı. Girip çıktığımız 2 ofis de bize bu hat için Andesmar bileti satabileceğini söyledi. Başka şansımız olmadığı için cama koltuğa 256 peso verip Andesmar biletimizi aldık.

Yolculuğun ilk bir saati Andesmar'ın ne kadar müthiş bir firma olduğunu anlatan filmleri izlemekle geçti. “Otobüslerimiz bakımlı, personelimiz saygılı, yemeklerimiz sağlıklıdır.” Sonra doğru mu duyduğumuzdan emin olamadığımız bir anons geldi: “Andesmar bingosu başlıyor.” Ve muavin bingo kartlarını dağıtmaya başladı. 5 dakika içinde bütün otobüs bingo oynamaya başladık. Kazanan alt kattan çıktığı için ödül olarak ne aldığını göremedik, ama çocukluğumuzda kalan bu oyunu seneler sonra bir otobüste oynamak ilginç oldu.

Otobüslerde film gösteriyorlar göstermesine de, bu film nerede başlar, nerede biter diye düşünmüyorlar. Mesela otobüs yol üstünde bir gara girecek ve 20 dakika mola vererek yolcu indirip, yolcu bindirecek. Gara varmadan 10 dakika önce yeni bir film koyuyorlar. Film mola sırasında oynamaya devam ediyor. Bir şeyler almak ya da çiş yapmak için inenler filmi kaçırıyorlar, yeni binenler ise hiçbir şey anlamıyor. Bu seyahatte de mürettebat Bariloche'ye 1 saat kala Hayden Christensen'ın başrolde olduğu Awake adlı filmi oynatmaya başladı. Film gayet güzel giderken şehre geliverdik ve filmin sonunu göremeden otobüsten indik. Bir ara bulup izlememiz şart, merak içindeyiz hala.

Bariloche - El Chalten (23/24.12.2008)

Aslında bu otobüs firmalarının tarifeli sefer yaptıkları bir güzergah değil. Zira yolun büyük kısmı toprak ve kış aylarında hava koşulları nedeni ile kullanılamaz durumda. Havanın iyi olduğu kısa yaz döneminde El Chalten Travel "Ruta 40 Macerası" isimli seferler düzenliyor. Bariloche'den tek günlerde (ayın biri, üçü, beşi vb) hareket eden tur yol üzerindeki bir kasaba olab Perito Moreno'da ve El Chalten'de olmak üzere iki gece konaklama ile toplam kişi başı 480 peso. Eğer bu rotayı takip etmek istiyorsanız bu parayı vermekten başka yolunuz yok.

Yol bozuk olduğu için iki katlı yakışıklı otobüsler yerine tek katlı sıradan otobüslerle yapılan yolculukta ilk gün izlediğimiz İspanyol bir dağcılık ekibinin Cerro Torre'ye çıkarken çektiği kısa film dışında film izlemedik. Zaten yolculuğun amacı Ruta 40 boyunca uzanan Patagonya düzlüklerini görmek olduğu için film koysalardı biraz garip olurdu.

Yol üzerinde mola verdiğimiz bazı yerler her yerden o kadar uzak ki, orada insan yaşadığına inanmak zor... Tabii bu uzaklık fiyatlara da yansıyor: Arjantin'de içtiğimiz en pahalı suyu Ruta 40 üzerinde bir büfeden 8 pesoya aldık.

El Chalten - El Calafate (25.12.2008)

El Chalten'den El Calafate'ye çalışan iki firmadan biri Bariloche'den güneye inerken kullandığımız El Chalten Travel, diğeri ise güney Arjantin'in büyük firması Taqsa/Marga. 70 peso ödenen 3,5 saatlik yolculuk onca uzun yoldan sonra insana çok kısa geliyor.

Şöförün hemen arkasında oturduğumuz için aklımızda kalanlar hep şöförle ilgili: Saçları küt ve ensede uzun, hafif sakallı, tırnakları upuzun ve bakımlı, 15 dakikada bir araç telefonundan birilerini arayıp, hoparlörden konuşuyor, karşı yönden gelen hiçbir aracı elini parmaklarını kurbağa gibi açıp sallayarak selamlamadan göndermiyor...

El Calafate - Ushuaia (29.12.2008)

Bu iki şehir arasında direk çalışan bir hat yok. Önce Rio Gallegos'a gitmeniz ve orada otobüs değiştirmeniz gerekiyor. Ushuaia'ya kadar olan tüm seyahat için kişi başı 225 peso ödediğimiz Marga'nın otobüsüne sabahın üçünde bindik.(Güneye indikçe otobüs saatleri garipleşiyor.) Sabah sekizde vardığımız Rio Gallegos'tan saat 10'da tek katlı bir otobüsle Ushuaia'ya hareket ettik. Evet doğru tahmin ettiniz, bu yolun da bir kısmı toprak.

Rio Gallegos, Ushuaia arası yolculuğun ne kadar süreceği ile ilgili olarak otobüs firması kesin bir taahhütte bulunmuyor. Zira şiddetli fırtına nedeni ile Magellan Boğazı geçişe kapanırsa beklemekten başka yapabileceğiniz bir şey yok. Tıpkı bizim sekiz saat beklediğimiz gibi...

Bazı çocuklar bu kadar enerjiyi nereden buluyorlar anlamıyorum. 7-8 yaşında bir oğlan ile ondan biraz küçük kardeşi, bekleyişle birlikte neredeyse 20 saate varan yolculuk boyunca otobüsün bir önüne bir arkasına koşturup durdular. Bir süre sonra belki çarpınca yılarlar umudu ile dirseğimi koridora çıkarsam da çocukları durdurmayı başaramadım.

Bu yolculuğu yapacaklara önemli bir uyarı: Şili mercileri memleketlerine et, süt mamülleri ile meyve sokulmasına izin vermiyor. O yüzden yanınıza Şili sınırına kadar tüketebileceğiniz kadar meyve alın..

Ushuaia- Puerto Madryn (06.01.2009)

Giderken olduğu gibi Ushuaia'dan dönerken de önce Rio Gallegos'a uğramanız gerekiyor. Ushuaia'ya çalışan iki firma olduğundan ve onlarda günde (sabahın beşinde olmak üzere) birer otobüs kaldırdıklarından biletinizi Ushuaia'ya adım attığınız anda almanızı öneririz. Yoksa bizim gibi isteğiniz dışında birkaç gün daha Ushuaia'da kalmak zorunda kalabilirsiniz.

Marga'nın Ushuaia'daki yazıhanesinde dünya umurunda olmayan bir arkadaş çalışıyor. 2 Ocak sabahı bilet almaya gittiğimizde en erken 5 Ocak'a bilet olduğunu söyledi, biz de bileti aldıktan sonra - eğer yer açılırsa - tarihini erkene alıp alamayacağımızı sorduk. O da "Alabilirsiniz ama ceza ödemeniz gerekir, o yüzden ben size rezervasyon yapayım, akşam saat 9 gibi uğrayın, duruma bakalım." dedi. "Emin misin, sonra rezervasyonla ilgili bir aksillik olmasın" diye üstelediğimizde de sorun olmadığını söyledi. Akşam durumu kontrol etmek için yazıhaneye gittiğimizde bir de ne öğrenelim, merkez ofis bizim elemanın rezervasyonu iptal etmiş. Ayın 5'i için hiç yer kalmamış, ayın 6'sına yer bulabilirmişiz. "Ben sizin için ayın 6'sına kendi adımla rezervasyon yapacağım ve eğer biri biletini iptal ederse ilk olarak sizi önceki otobüse alacağım. Yarın sabah 10 gibi gelin, son duruma bakalım."

Ertesi sabah saat 10 gibi gittiğinde yazıhane kapı duvardı. Öğlen bir kere daha gittim, aynı. Bizimki dükkanı öğleden sonra 3 gibi açtı, üzüntüsünün bir ifadesi olarak da 180 pesoluk Rio Gallegos bileti içn 150 peso aldı. Ayırdığı yerlerin tuvaletin hemen yanındaki iki koltuk olması nedeni ile kalbimizdeki müstesna yerini koruyan arkadaşa buradan selam olsun.

puero_madr.._d__13_.jpg

Sabah beşte kalkması gerekirken rötar ile altıya doğru hareket eden otobüs, akşam üzeri Rio Gallegos otogarına vardı. Puerto Madryn'e çalışan firmalardan o güne kadar henüz denememiş olduğumuz Don Otto'yu tercih edip 289 pesoluk "cama" biletlerimizi aldık. Akşam 9'da hareket eden otobüs o güne kadar bindiklerimiz arasında en geniş bacak aralığına ve hizmete sahip olanı idi.

Puerto Madryn - Buenos Aires (09.01.2009)

Birçok firma olduğu için fiyatların daha uygun olacağını düşünüyorduk, ama Que Bus'ta cama koltuk için kişi başı 250 peso ödememiz gerekti. Otobüs güzeldi, ama Don Otto'dan sonra Que Bus biraz vasat geldi doğrusu.

Barış Pala

Posted by acikbilet 03:30 Archived in Argentina Tagged bus Comments (1)

Puerto Madryn

ve Valdes Yarımadası

sunny 24 °C
View Seyahat & Argentina on acikbilet's travel map.

Uzun otobüs yolculuğunun ardından ulaştığımız terminalde bizi karşılayan güneş, soğuk ve tatsız havanın geride kaldığını haber veriyordu. Ushuaia'da yeni yıla beraber girdiğimiz Christophe ve Carine'in tavsiyesiyle gittiğimiz hostelde yaptığımız ilk iş, yün fanilaları çantaya kaldırmak oldu.

puero_madr.._d__14_.jpg
Şehrin görünümü

Puerto Madryn, Galler bölgesinden gelen yerleşimcilerin temellerini attığı bir şehir. Bugün 19. yüzyılda buraya yerleşenlerin etkisini gözlemlemek pek mümkün olmasa da, hikayelerini okumak ilginç: İlk olarak sahil kısmında tarım yapmaya calışan yerleşimciler, toprağın tuzlu olması nedeniyle başarılı olamayınca iç kesimlere dogru ilerlemişler. Yüzyılın sonuna doğru İspanyol ve İtalyan göçmenlerle işbirliği yaparak sahile ulaşan bir demiryolu inşa etmiş ve mallarını - tıpkı bugün şehrin kuzeyinde yer alan çeşitli fabrikaların yaptığı gibi - gemilerle diğer şehirlere göndermeye başlamışlar.

Gallilerin tarihi bir yana, şehre esas geliş sebebimiz, yaklaşık 120 km kuzeydeki Valdes Yarımadasi parkını ziyaret etmekti. Mayıs ayından aralık ortasına kadar devam eden balina sezonu geride kaldığı için ''balinaları kaçırdık, belki Orca görürüz'' umuduyla araba kiralayıp parkın yolunu tuttuk. Yarımadanın hemen girişinde yer alan Piramides'in nefis kumsalına karşı kahvemizi içip parkın tozlu yollarına girdik.

puerto_mad..9_d__6_.jpgpuerto_mad..9_b__6_.jpgpuero_madr.._d__87_.jpg

Yarımadada 3 farklı gözlem noktası var. İlkinde denizaslanlarini, ikincisinde penguenleri, sonuncusundaysa fokları görebiliyorsunuz. Yol boyunca guanacolara ya da otopark çevresinda armadillolara rastlamanız da mümkün. Deniz aslanlarının konakladığı uzun sahil şeridi hariç yarımadanin görüntüsü hemen hemen hiç değişmiyor; Patagonya'nın diğer yerlerinde olduğu gibi geniş stepler ve araya sıkışmış tuzlalar. Orca ya da balina görememiş olsak da parkı dolaşmak keyifliydi. Ama buraya gelecek olanlara planlarını balina sezonuna göre yapmalarını öneririz.

Ülkenin güneyinden kuzeyine çıkarken verdiğimiz iki günlük moladan sonra Arjantin'de seyahate başladığımız yere, Buenos Aires'e dönüyoruz. Büyük şehri özledik galiba...

Barış Pala

Posted by acikbilet 00:33 Archived in Argentina Tagged backpacking Comments (0)

Dünyanın Dibindeki Şehir

Ushuaia

all seasons in one day 15 °C
View Seyahat & Argentina on acikbilet's travel map.

Ushuaia romantize edilmeye çok müsait ve epey de edilen bir şehir. Dünyanın sonunda, insanların yaşadığı en güney noktada bulunmak düşüncesi diğer yerlerdeki herkesi cezbediyor. Birkaç kişiden gitmeye gerek olmadığına dair yorumlar duymuştuk, ama burası benim için olmazsa olmaz bir yerdi. Çok uzun zamandır merak ediyor, çalışma odasındaki haritada gözümle İstanbul ile arasına görünmez bir çizgi çekerek ne kadar uzak olduğunu düşünüyordum, sanki gidilemez gibiydi. Halbuki buraya 1800'lü yıllarda deniz yoluyla aylar süren ve tehlikelerle dolu yolculuklardan sonra ulaşanlar vardı. Kaptan Fitz Roy buraya Beagle ile iki defa gelmişti. Üstelik ikincisinde, ilk seyahatin ardından kraliyet ailesine armağan olarak sunduğu minik yerli Jemmy Button'ı* "yontulmuş" bir delikanlı olarak memleketine geri götürüyordu. Güvertede dikkatle etrafı izleyenlerden biri de, daha sonra bu gezideki gözlemlerine dayanarak kitaplaştıracağı evrim teorisiyle "mümin" Kaptan Fitz Roy'u kendini gemiye aldığı için bin pişman edecek Charles Darwin'di.

Bizim Ushuaia'ya ulaşmamız da, o zamanlarda olduğu kadar olmasa da, yine zorlu olmuştu. Beklenmedik uzunluktaki otobüs yolculuğunun ardından, saat 04:00'te kendimizi şehir merkezinde hostel ararken bulduk. Girdiğimiz ilk yer pahalı geldi, ikinci yerde görevliyi bir türlü uyandıramadık, üçüncü yer uygundu ve odadakilerin sinirli bakışları eşliğinde ranzalarımıza tırmanarak uyuduk.

Sabah, şehrin sırtını dayadığı dağların eteklerine kar yağmış olduğunu fark ettik ve toplanarak odalarındaki ısıtma sistemi çalışan bir hostel aramaya çıktık. Beagle Channel'a doğru esen buz gibi rüzgar, çantalarımızda ne varsa üstümüze geçirmiş olmamıza rağmen yağmurun da yardımıyla içimize işliyordu. Neyse ki fazla dolaşmaya gerek kalmadan, adını buralarda bol bulunan bir çiçekten alan Los Lupinos'a yerleştik.

Starred_Photos2.jpg

Odada bizden başka orta yaş üstü Amerikalı bir çift ve ilk tanışma anından itibaren sürekli çok az vakti olduğunu belirterek “geç kaldım!” demesiyle akla Alice Harikalar Diyarı'ndaki tavşanı getiren Brezilyalı Sergio vardı. Amerikalı çift ilk başta sohbet açmaya gayret eden tavırları nedeniyle sıcakkanlı gibi görünse de, çok geçmeden adamda bize ancak bir Vietnam gazisi olabileceğini düşündürecek çeşitli psikopatlıklar belirmeye başladı. Sergio ve biz gerilmeye başladık, anlaşılan karısına “seni küçük pis fare” diye seslenip sabahın 7'sinde viskiye başlayan ve gece horlayan adam da Barış horlamamasını söylediği için rahatsız olmuş olacak ki, ertesi gün herkes odasını değiştirmişti.

Aktivitelerle tam bir turizm kentine dönüştürülen Ushuaia'da buz gibi hava ve yağış nedeniyle doğa parkında yürüyüş gibi seçenekleri eledikten sonra, Beagle Channel boyunca yapılan katamaran gezisine katılmakta ve penguen adasını ziyaret etmekte karar kıldık. Sonraki planımız da Ateş Toprakları'nı terk ederek Puerto Madryn'e geçmekti. Ocak ayının ilk günü sabah 9'a katamaran biletlerimizi almıştık ki, bunun yılbaşı sabahı olduğunu fark ederek almasa mıydık acaba diye düşündük. Sonra hiçbir planımız olmadığını ve bu cansız şehirde 12'den sonra ayakta kalmak için çaba sarf etmek gerektiğini hatırladık. Bir sonraki gün de penguen adasını ziyaret edecek ve dönüşe geçecektik.

Ancak bazı şeyler beklediğimiz gibi gerçekleşmedi. Yılbaşı akşamı süpermarketten yüklü bir alışveriş yapmış, kendimize mükellef bir sofra hazırlamaya karar vermiştik. Gel gör ki, hostelin mutfağı tıklım tıklım doluydu ve yalnızca bir parça et kızartıp salata yapabildik ve şarap eşliğinde onları yemeye başladık. Bu arada yan tarafımızdaki Fransız çiftle muhabbeti koyulaştırdıkça açılan şarap şişelerini sayamamaya başlamıştık. Sonuç: Sabah 9'daki tura yetişebildik, ama ben gezinin büyük kısmını yan koltuğa uzanarak geçirdim ve ancak deniz aslanlarıyla deniz fenerinin yakınına geldiğimizde kalkıp bakma zahmetine katlandım.

NewYear2009__4_.jpg
NewYear2009__5_.jpg
NewYear2009__6_.jpg
Yeni yıl yeni yıl yeni yıl yeni yıl herkese kutlu olsun! Christophe, Carine ve Sergio (sarılı) ile hostelde çılgın eğlence.

Penguen adasında iki tür penguen vardı: Macellan ve sanıyorum diğeri de Humboldt idi. Penguenler ta Antarktika'dan yüzerek bu adaya çiftleşmeye geliyormuş. Erkekler önce gelip yuvayı yapıyor, dişilerse “olmamış bu” deyip burun kıvırıyormuş. Minik tekne adaya yaklaştığında birkaç penguen merakla yüzerek yanımıza geldi, biz kıyıya inerken de tekrar eski yerine döndü. Büyük kısmı çalılarla kaplı adada pek çok penguen yuvası vardı ve artık birer ergen olmuş ve gri yumuşak tüylerinin arasından siyah sert kıllar çıkan penguenler annelerinin yanında güneşleniyordu.

Starred_Photos1.jpg

Ada dönüşü artık biletlerimizi alalım deyip Taqsa'nın yazıhanesine gittiğimizde kapalı olduğunu gördük. Burada anlayamadığımız bir şey de şu siesta! Bariloche'den itibaren bu soğuk memlekette neden siesta yapıldığına bir türlü anlam veremedik. Akşam 20:00 civarı tekrar geldik, çalışma saatleri içinde olmasına rağmen kapalıydı. Ertesi gün nihayet açık olduğunu görerek içeri girdiğimizde Ateş Toprakları'ndan çıkmanın da öyle çok kolay olmayacağını anlamıştık, çünkü bilet bulmak büyük sorundu ve türlü talihsizlikler sonucunda (ki bu talihsizlikleri Barış'ın Arjantin'deki otobüsleri anlattığı yazıda okuyabilirsiniz) buradan ancak dört gün sonra ayrılabileceğimizi öğrenerek adeta yıkıldık! Bir bakıma dinlenmemiz için vesile olsa da, böyle soğuk ve pahalı bir yerde kalmayı tercih etmezdik doğrusu. Bu dört günü yazı yazarak ve kitap okuyarak geçirdik ve 6 Ocak sabahı saat 05:00'te Rio Gallegos otobüsündeki yerlerimizi aldık. Yaklaşık iki gün sonra Puerto Madryn'de olacaktık.

Deniz Koç

* Jemmy Button'ı iki farklı bakış açısından görmek isterseniz, önce Darwin'in A Naturalist's Voyage Round the World kitabını okuyun ve bir bilim insanının, "beyaz adam"ın her ne kadar İngiliz kültürüyle yetişmiş olsa da bu genci insan yerine bile zar zor koyduğunu görün, sonra da Bruce Chatwin'in Jemmy'nin nasıl ailesinden ayrılarak götürüldüğünü kendi hayal gücünü kullanarak yazdığı In Patagonia kitabını (Türkçesi Patagonya'da, YKY'den çıkmış hem de!) okuyun. Çok etkileyici, uzun süre üstünde düşündüm.

Posted by acikbilet 12:58 Archived in Argentina Tagged backpacking Comments (0)

Ateş Toprakları'na Geçiş

Tierra del Fuego


View Seyahat & Argentina on acikbilet's travel map.

Gece 03'te, Ushuaia'ya gitmek üzere El Calafate'den ayrıldık. İlk bindiğimiz otobüs, bizi Rio Gallegos'a getirdi, 3-4 saat süren bu yolculuğun ardından aktarma yaparak Ushuaia otobüsüne bindik. Bu otobüsün camını kaplayan demir kafesten, doğa koşullarının ne denli zorlu olacağını anlamalıydık. Patagonya bozkırlarında ilerlerken, hiçbir şeye çarpıp yavaşlama imkanı bulamayan rüzgar bütün hızıyla otobüse çarpıyor, bizi bir sağa bir sola savuruyordu. Söylenenlere bakılırsa rüzgar öyle kuvvetliymiş ki, arabanızın kapısını açtığınızda yerinden söküp çıkarabiliyormuş.

Yola çıktıktan bir süre sonra, Monte Aymond kapısına ulaştık. Ushuaia'ya otobüsle gitmek için tek yol, Şili'den geçerek Macellan Boğazı'nı aşmak ve Arjantin'in Tierra del Fuego, yani Ateş Toprakları bölümüne ulaşmak. Buraya bu ismin verilmesinin nedeni, İspanya'dan 20 Eylül 1520'de yelken açan Portekizli Ferdinand Magellan ve eşliğindekilerin, okyanustan karanın içine ilerleyen bu geçişin öbür tarafta açık denize açıldığını keşfetmeleri ve tepelerde yerlilerin yaktığı ateşlerden çıkan dumanları görmeleri. Rivayete göre Magellan önce Duman Toprakları adını vermiş, ama başka bir çokbilmiş çıkıp (sanırım kraldı) ateş olmayan yerden duman çıkmaz diyerek değiştirmiş.

Arjantin'den çıkmadan evvel çantamızda meyve-sebze, et mamülü, bitki, tohum gibi nesneler bulunmaması konusunda uyarıldık. Bu nedenle Arjantin'den çıkış damgasını vurdurduktan sonra ilk işimiz, yanımızdaki elma, armut ve muzu etrafımızdakilerle paylaşarak yemek oldu. Arjantin'e gelişimizden buu yana, ülkeye dört defa giriş yapmış bulunuyoruz. Uruguay, Brezilya ve Şili'ye giriş yaptığımızdan, pasaportlarımızdaki bomboş sayfalar hızla tükenmeye başladı.

7el_calafat..____JPG.jpg
el_calafat..____JPG.jpg

Sınırı geçtikten yaklaşık 50 km sonra Estrecho de Magellanes, yani Macellan Boğazı'na ulaştık. Buradaki rüzgar inanılmaz bir hızdaydı. Mar Argentino'nun boğaza dolan turkuvaz renkli suları kabarmış, yeryüzüne inen bulutlarla neredeyse birleşmişti. Arkamızdaki bozkıra vuran devasa bulut gölgeleri devamlı yer değiştiriyordu. Şoförlerin yüzünde, bize olağanüstü gelen bu durum karşısında bir şaşkınlık belirtisi yoktu. Dalgaların arasında bir anda beliren kırmızı feribot süratle kumsala yaklaşmaya başladı. Suyun içinden eğimli bir biçimde yükselen betona dayanarak birkaç araba indirdi, sonra akıntıya kapılarak geri döndü ve tekrar gelerek kalan bir arabayla bir otobüsü de karaya çıkararak dalgaların içinde döne döne uzaklaştı.

el_calafat..inikler.jpg

Sanırım şaşkınlık belirtisi göremememizin nedeni, burada bu tip doğa olaylarının sık sık yaşanıyor olması. Çünkü ancak 8 saat kadar bekledikten sonra rüzgar ve dalgalar kavgayı bırakıp geçmemize izin verdiler. Yalnızca 15 dakika sonra Ateş Toprakları'na ayak basmıştık. Birkaç saat içinde yeniden Arjantin'e giriş yapmış, Ushuaia yolunda ilerliyorduk. Akşam 21:00'de varacağımızı düşünürken, dünyanın en dibindeki bu şehre gece 04:00'te, karlı dağ zirveleri manzarası eşliğinde ulaşmıştık.

Deniz Koç

Posted by acikbilet 06:53 Archived in Argentina Tagged backpacking Comments (0)

(Entries 1 - 4 of 8) Page [1] 2 » Next