A Travellerspoint blog

Entries about tips and tricks

Mini Buenos Aires Kılavuzu - 2


View Seyahat & Argentina on acikbilet's travel map.

Güvenlik

79buenos_air.._rl____.jpg

Şehre adım attığımızdan bu yana, arkadaşlarımız, hatta sokakta rastladığımız insanlar dahil, herkes tarafından dikkatli olmamız konusunda uyarılıyoruz. İlk günler makineler görünecek diye fotoğraf çekmeye bile ürker olmuştuk. Evlere girişte bazen iki ya da üç kilitli kapıyı aşmak gerekiyor, apartman kapılarını otomatla değil aşağı inerek kendileri açıyorlar. Ciddi bir güvenlik paranoyası olduğu kesin. Turistleri, hangi mahallelere gün ışığında gidilmesi, hangilerineyse hiç gidilmemesi konusunda bilgilendiren görevliler var. Ancak bir süre geçince, aslında buranın İstanbul'dan ya da dünyadaki herhangi başka bir büyük şehirden çok da farklı olmadığını anlıyorsunuz. Kapkaca karşı çantanızı kollayın yeter. Bir de yabancı olduğunuzu çok belli etmemeye çalışsanız iyi olur, örneğin rehber kitabınızı sokak ortasında açıp plan yapmaya çalışmayın ya da şehir haritasını incelemeyin. Dikkat çekmemek her zaman iyidir, olası hedef haline gelmemek için...

Şehirde büyük bir "soylulaştırma" (gentrification) projesi var. Gecekondu mahallelerini ya da fakir semtleri boşaltıp ya yeni binalar dikiyorlar (bizdeki Başıbüyük, Sulukule ya da Tarlabaşı gibi) ya da sanatsal bir makyajla güzelleştirip turizme açıyorlar. (Geçenlerde bu semtlerden birine gittik, Barrajas. Ölü bir şehirden farklı değildi, çünkü mozaik ve renkli boyalarla süslenmiş evlerde hayat yoktu. Birkaç sene sonra La Boca gibi şehrin en turistik yerlerinden biri haline geleceğine kesin gözüyle bakılıyor.) Diğer yandan, zenginlerin evlerine hırsızlık yapmak için giren, ama sonucunda panikten ya da zaten eve kafası iyi bir şekilde girmiş olduğundan ev sakinlerini öldüren gençler var. Bu konu medyada sanki bu insanlar evlere nedensizce cinayet işlemek için giriyormuş gibi yansıtılıyormuş, bu sayede büyük bir korkunun pompalandığını öğrendik tanıdıklarımızdan. 15-16 yaşlarındaki varoş gençlerinden korkar olmuş Buenos Aires'in nezih sakinleri.

Kültürel ortam
Buenos Aires çok canlı, geç saatlere kadar yaşayan bir şehir. Örneğin kulüplerde tango gösterilerinin başlama saati hafta içi bile 24:30. Böyle olunca yemek de çok geç yeniyor, geldiğimizden bu yana bu öğünü gece yarısından önce yiyemedik. Tangoyu yalnızca dans olarak düşünmeyin, tangoların seyirciler tarafından enstrüman eşliğinde seslendirildiği mekanlar da var. Bu mekanlarda profesyonel şarkıcılar sahne almıyor, seyirciler şarkı söylemek üzere orada bulunuyorlar. Biz bir gece böyle bir yerde yemek yemeye gittik (Tolga arkadaşımıza buradan selam ederiz), garson gelip bize söyleyeceğimiz şarkıları sordu gitariste iletmek için. Biz yalnızca izledik, çünkü sahneye çıkanlar hem üstlerindeki kıyafetlerle hem de sesleriyle gerçekten iyiydiler (karaoke gibi bir durum yoktu yani!). Bir de sokak çalgıcıları ve şarkıcıları var tabii, daha çok San Telmo mahallesinde karşınıza çıkacaklar ve bir kısmı çok hoşunuza gidecek.

84buenos_air.._rl____.jpg
77buenos_air.._rl____.jpg

Burada her köşebaşında bir kitapçı görmek mümkün. Kaldığımız sürece iki gazeteci arkadaşımız oldu, onlara kitap okunup okunmadığını sorduk. Muhalif bir gazetede çalışan ve yayımlanmış iki romanı bulunan Mariana, portenoların ciddi okur yazarlar olduklarını söyledi, yeni yayınları takip ediyor ve okuyorlarmış. Serbest çalışarak dergilere yazı yazan Marcela ise genelleme yapmaktan kaçındı, ama kitapların (best-seller olmadıkça) 2500-3500 arası basıldığını bildiğini söyledi, ona göre o kadar da fazla okunmuyor. Yine de, İstanbul'da olduğundan daha fazla kitap, gazete okunduğunu yalnızca etrafınıza bakarak bile söyleyebilirsiniz. Borges, tıpkı tango gibi, Buenos Aires ile özdeşleştirilen isimlerden biri. Şehri tanıtan broşürlerde, sokak isimlerinde, her köşede onun (ama yazar olarak yalnızca onun) adını görmeniz mümkün. Burada en çok okunduğunu gördüğümüz iki gazete, "La Nación" ve "Clarin". İlki, hükümetle her zaman aynı çizgide olmayan, ama muhafazakar bir gazete; kurucusu da politikacı, şair, yazar, "İlahi Komedya"nın çevirmeni ve günümüzde her şehirde mutlaka adına bir cadde bulunan Bartolomé Mitre. İkincisiyse, anladığımız kadarıyla bizdeki "Radikal"e benzeyen, daha genç, daha nabza göre şerbet veren bir günlük gazete. Gazete bayilerinde Clarin'in yayımladığı kitapları da bulabiliyorsunuz. Burada bir kısmı bizim ilgimizi özellikle çekti, çünkü klasikleri karşılıklı sayfalarda İspanyolca-İngilizce dillerinde yayımlıyor. Özellikle editoryal açıdan pek iyi olmasalar da, dil öğrenirken faydalı oluyor.

07buenos_air.._rl____.jpg

Dünyanın belli başlı büyük şehirlerinde olduğu gibi, Buenos Aires'te de herkese hitap edebilecek bir şeyler bulmak mümkün. Bu şehirle ilgili daha yazacak çok fazla şey var, internet üzerinden yayınladığımız için de zaman içinde eklemelerle geliştirmeye açık, dönüp eksikleri tamamlayabiliriz. Her türlü soruya da açığız tabii ki.

Deniz Koç

Posted by acikbilet 18:55 Archived in Argentina Tagged tips_and_tricks Comments (0)

Mini Buenos Aires Kılavuzu - 1


View Seyahat & Argentina on acikbilet's travel map.

69buenos_air.._rl____.jpg

Buenos Aires'te geçirdiğimiz üç haftanın ardından, buraya gelmeyi düşünenler için akla gelebilecek her şeyi kapsayan bir mini rehber hazırlayalım dedik. Yazdıklarımız tecrübeyle edindiğimiz bilgilere dayandığından, İspanyolca ya da İngilizce bilenler için de kolaylık sağlayabilir.

Hangi bölgede kalmalı?
Şehirde kısa bir süre geçirmeyi düşünüyorsanız, "microcentro" adı verilen bölge ya da bu bölgeyi çevreleyen "barrio"larda kalmanızı öneririz. Çünkü Buenos Aires'te neredeyse görülecek her şey aynı alanda toplanmış durumda ve otobüs ya da metroyla ulaşım işe gidiş-geliş saatleri dışında bile kalabalıktan ötürü bezdirici olabiliyor.
Ezeiza Havaalanı'ndan şehir merkezine gitmek için, ekonomik olmasa da, en uygun yol, tahmin edeceğiniz gibi taksi. Örneğin Villa Crespo'ya, 30 dakika süren bir yolculuk sonunda (otoban bileti de dahil) 90-100 Peso arası bir ücrete gidebiliyorsunuz, bu da bugünün parasıyla 40 YTL gibi düşünülebilir. Özellikle gecenin bir yarısı geldiyseniz ve şehri de henüz hiç tanımıyorsanız tercih edebilirsiniz. (Tabii önceden şoförle fiyat konusunda anlaşmayı ihmal etmeyin!) Bizim izlediğimiz yöntem buydu, ama Havaş benzeri bir servis firması gümrük çıkışından kaldırdığı otobüslerle hizmet veriyormuş. (Manuel Tienda Leon, 13 YTL, 40 dakika.) Ayrıca 86 numaralı otobüsün de şehir merkezine götürdüğünü duyduk, araştırmaya değer.

Para?
Bu ulaşım yöntemlerinin hepsi için Peso'ya ihtiyacınız olacak. Havaalanında bavulunuzu aldığınız salondaki döviz bürosundan bir miktar döviz almalısınız. Daha sonra döviz bürolarının yerine Banco de la Nacion'u tercih etmeniz daha iyi olabilir, bunu burada yaşayan bir arkadaşımız tavsiye etti, Lonely Planet'ta da (South America on a Shoestring) aynı öneri var, göz önünde bulundurmaya değer.
Biz genelde bankamatik kullanıyor ve hesabımızdan Peso çekiyoruz, dolayısıyla havaalanı dışında döviz bürolarıyla tecrübemiz olmadı.

Nasıl bir yerde kalmalı?
Sırt çantasını kapıp gelenlerdenseniz, hostel'lerde ünivesitedeki yurt hayatına geri döneceksiniz demektir. Biz ilk bir buçuk haftamızı "kanepe sörfü" yaparak geçirdik. Buraya gelene dek evimizde konuk ettiğimiz arkadaşlar olmuştu, ama biz konuk olarak ilk deneyimi burada yaşadık. Şehirdeki gerçek hayatı görmek ve turistik yerler haricinde nerelerde neler yendiğini, insanların nerelere gittiğini öğrenmek için müthiş bir yöntem.
Bu bir buçuk haftanın sonundaysa hostel'e yerleştik. İki gün boyunca kalacak doğru düzgün bir yer aradıktan sonra "Hostelling International" adlı zincirin bir şubesinde kalmaya karar verdik: Tango Backpackers. Şu an şehir yüksek sezonda olduğundan yer bulmak zor, önceden rezervasyon yaptırmakta fayda var. Siz becerebilirseniz, Palermo Suits'te kalın, yine aynı zincire dahil ama diğerinin biraz daha iyi versiyonu. Burası için, yıllık HI üyeliği satın aldığımızdan günlük 37 Peso gibi bir fiyat ödüyoruz, üye olmazsanız 42 Peso. Bu üyelik kartını almanız iyi olabilir, çünkü hem farklı şehirlerdeki hostellerinde hem de anlaşmalı şehirler arası otobüs firmalarında indirim sağlıyor.

Şehir içi ulaşım
Burada ulaşım, daha önce belirttiğim gibi otobüs (collectivo) ve metroyla (subte) sağlanıyor. Çoğu külüstür durumda olan ve şehrin havasını nefes alınmaz hale getiren otobüsler çok sık ve istediğiniz her noktaya gidiyor. Herhangi bir bilet ya da abonman kartı yok, tek gereken 0,90 Peso. Baştan bilmekte büyük fayda var: Burada 1 Peso kıtlığı var, elinize geçti mi gözünüz gibi bakın, çünkü makine kağıt para kabul etmiyor, duraktakiler de ne kadar güleryüzlü insanlar olursa olsunlar, asla ellerindeki 1 Peso'yu vermek istemediklerinden paranızı bozmuyorlar.

7ba_19_11_0.._rl____.jpg

Metro ulaşımı da aynı ücrete. Burada kart sistemine geçilmiş, ama en fazla 10 gidişlik kart var ve hiçbir kazanç sağlamıyor, yalnızca her seferinde para ödeyip bilet kuyruğunda beklemekle vakit kaybetmiyorsunuz. Sabah, akşam ve yapmur yağdığında (aynı İstanbul gibi burada da trafik sıkışıyor) üçüncü, dördüncü trene kendinizi zorla sıkıştırdığınız durumlarla karşılaşabilirsiniz. Bunun haricinde çok kullanışlı bir sistem.

Yer yön bulma
İki ulaşım yolu dışında, buradaki geniş caddelerde yürüyerek uzun mesafeler kat edeceğinizden emin olun. Rahat ayakkabılar getirin, ayaklarınız davul gibi şişer de bilekleriniz görünmez olursa endişeye kapılmayın. Buenos Aires, Türkiye'deki şehirlerin aksine birbirini kesen çok düzgün bloklardan oluşan dümdüz bir şehir. Bloklar 100'er 100'er artıyor, caddeler şehrin bir başından öbürüne ulaşacak kadar uzun. Eğer, örneğin elinizde "Defensa 1575" gibi bir adres varsa, kısa sürede upuzun caddenin hangi tarafında olduğunu anlayacak duruma geliyorsunuz. Cadde ve sokaklar -istisnalar hariç- tek yön, dolayısıyla karşıdan karşıya geçmek çok kolay, ancak çılgın bir trafik var, o nedenle dikkati elden bırakmamalı.

Yeme-içme
Porteño'lar öncelikle İspanya ve İtalya gibi Avrupa ülkelerinden geldiklerinden mutfakta bu ülkelerin etkisi çok büyük. Buraya has yiyecekler ne diye sorarsanız, pizza, makarna, chorizo (bir çeşit sucuk, ama İspanya'dakilerden daha iri, sosis boyutlarında) morsilla (kan sosisi... brrr) nehir balıkları, özellikle trucha, yani alabalık, tatlı olarak da krem karamel ve dondurma cevabını alırsınız. Ancak bunların hepsinin önüne parrilla'da yapılan asado'yu, yani mangal kömüründe pişirilen eti koymamız gerekir. Arjantin kültüründe, bizdeki ocakbaşı gibi ateş başında bir araya gelme adeti var. Ailece pazar günleri yapıyorlarmış bu seremoniyi, ama hafta içinde de restoranlarda masada neredeyse koca bir danayı bitirmek üzere toplanıyorlar. Köfte yapmak, eti baharatlarla terbiye etmek gibi bir anlayış yok, katıksız et, kömür ateşi ve kırmızı şarap.

47buenos_air.._rl____.jpg

Bizdeki esnaf lokantalarına benzer parrilla'cıları göreceksiniz sokaklarda. Döküntü yerler gibi görünebilir gözünüze, ama oralara girin. Kitap gibi kalın menüleri oluyor genelde, seçmek çok zor. Başlangıç için, "lomo"nun etin en iyi kısmı olduğunu bilmenizde fayda var. Yanında genelde patates ya da balkabağı püresi geliyor. Bir de menülerde "minutas" denen bir bölüm var, burada kolay hazırlanan ve hemen servis edilen yiyecekler yer alıyor, mesela "milonesa", yani bizde bilinen adıyla şnitzel. Tatlı olaraksa bu tür restoranların olmazsa olmazı "flam", yani krem karamel.
Kahve burada her yerde çok lezzetli. Canınız kahve ve yanında tatlı bir şeyler çekiyorsa, her köşe başında rastlamanız mümkün olan Havanna'ya gidip "alfajor" eşliğinde bir "cafe cortado" için. Alfajor, bizdeki Halley benzeri bir tatlı. Arjantin'in çikolatası diyebileceğimiz "dulche de leche"li olanından tadın mutlaka!

Devamı pek yakında...

Deniz Koç

Posted by acikbilet 18:15 Archived in Argentina Tagged tips_and_tricks Comments (9)

Uçak Biletleri

Flight Tickets

Bildiğim kadarıyla, şu anda dünyada üç büyük havayolu grubu bulunuyor. Her üç grup da, içerikleri birbirine benzeyen RTW (Round The World) biletleri sunuyor. RTW biletleri ikiye gruplamak mümkün: İlkinde sınırlı bir uçuş milini sabit bir ücrete satın alıyorsunuz. Sadece oneworld tarafından sunulan ve bizim de satın aldığımız diğer bilet türü ise sınırlamayı mil esasına göre değil, uçuş yapılan kıta sayısına göre yapıyor.

bilet.jpg

Bu tip kombine biletlerin en büyük avantajı, ayrı ayrı alınacak biletlere göre çok daha ucuz olmaları. Dezavantajı yola çıkmadan izlenecek rota konusunda detaylı bir çalışma yapmayı gerektirmeleri. Zira bir kere bileti aldıktan sonra, uçuş tarihlerini ücretsiz değiştirmek mümkün olsa da, rotadaki her değişiklik başlangıçtaki maliyet avantajını hızla eritecek şekilde size geri dönebiliyor. Gelelim bizim biletin (oneworld Explorer) rotayı oluştururken göz önünde bulundurulması gereken kurallarına:

  • Fiyat uçacağınız kıta sayısına göre belirlenir. En az 3, en fazla 6 kıta seçebilirsiniz
  • Toplam 16 uçuş yapılabilir. Aktarmalı uçuşlarda her aktarma bir uçuş sayılır. (Bu yüzden mümkün olduğunca direkt uçuş seçmekte fayda var.)
  • İlk uçuşun çıkış noktası ile son uçuşun varış noktası aynı olmalıdır.
  • İlk çıkış ile son varış arası en fazla 12 ay olabilir.
  • Kod paylaşımlı uçuşlar bu bilet kapsamında kullanılamaz. (Bu nedenle Fransız Polinezyası, Fiji gibi bir çok Pasifik adasına bu bilet kapsamında gidilemiyor.)
  • Kıtalar arası gidiş-geliş yapılamaz. Kıta içinde yön sınırlamazı olmadan uçulabilir.
  • Bir kıta içinde en fazla 4 uçuş yapılabilir. Bu kurala tek istisna 6 uçuş yapılabilen Kuzey Amerika’dır.
  • Karadan yol alıp, son indiğiniz şehirden başka bir şehirden yola devam etmek isterseniz, aradaki mesafeyi uçmuşsunuz sayılırsınız ve 16 uçuştan birini yakmış olursunuz. Ödeyeceğiniz $125 ceza da cabası.

Yola çıkış tarihi olarak 17 Kasım’ı belirledikten sonra, Temmuz ortasında yolculuk için yapılacaklar listesindeki en büyük kalemlerden biri olan bilet konusunda çalışmaya başladım. İlk önce oneworld grubunun en büyük havayollarında biri olan British Airways’in (BA) İstanbul ofisini aradım. O zamanki planımız, ilk olarak Mexico City’ye uçmak, oradan karayolu ile Guatemala’ya geçirek 1-2 ay İspanyolca dersi alıp, Orta Amerika ülkeleri, Meksika ve Karayip Adaları'nı dolaştıktan sonra yine Mexico City üzerinden Güney Amerika’ya geçmekti. Güney Amerika’yı tamamladıktan sonra da Miami’ye uçacak ve kuzey turuna başlayacaktık. Anladım ki BA İstanbul ofisi bu tip biletler konusunda pek tecrübeli değil. Zira yukarıdaki rotamızla ilgili olarak rezervasyonu yaptılar, ancak iş fiyatlandırmaya geldiğinde (aslında biletin fiyatı sabit fakat alan vergileri için fiyatlandırma yapmaları gerekiyor) önce kuzeye (Meksika), sonra güneye ve sonra tekrar kuzeye (ABD) gitmenin mümkün olmadığını söylediler.

Bunun üzerine direkt olarak Guatemala’ya gidelim, oradan kendi imkanlarımızla Caracas’a (Venezuela) geçer, Lima, Buenos Aires, Sao Paulo, Santiago turu ile Mexico City’ye çıkarız dedik. Fakat bu sefer de 1 kıta içinde en fazla 4 uçuş yapılabileceği kuralını çiğnemiş olduk. “O zaman ilk durak Bogota (Kolombiya) olsun, Bogota’dan bir şekilde Guatemala’ya geçer, geziye Guatemala’dan başlama emelimize de ulaşmış oluruz,” diye düşündük, ama fark ettik ki Bogota-Guatemala arası uçmak çok pahalı, karadan gitmek istediğinde de Panama’dan geçmek, oradan geçmek için de vize almak lazım. En sonunda Guatemala sevdamızı bir yana koyup, Güney Amerika’ya Buenos Aires’ten başlama konusunda karar kıldık. 18 Ağustos’ta gönderdiğimiz güzergah BA tarafından da uygun bulundu.

Artık güzergah hemen hemen netleştiği için BA’in kişi başı €100 olan hizmet ücretini düşürmesini talep ettim. Az para değil, iki kişi €200 yapıyor. BA bu ricamı kibarca reddedince, bir diğer oneworld üyesi Iberia ile temasa geçtim. Iberia’nın sadece Atatürk Havaalanı’nda bir ofisi var ve sanırım 2 ya da 3 kişi çalışıyor. Ne zaman arasınız, sizi beklemeye alıyorlar. Sanırım check-in yapan, bilet kesen ve telefona bakanlar aynı kişiler çünkü bir kere aradığımda “Birazdan uçak kalkacak, şu anda çok yoğunum, biraz sonra arar mısınız?” dediler. Ben bu arada kişi başı hizmet bedellerinin €45 olduğunu öğrenmiştim. Yani BA’e göre €110 daha ucuza bilet imkanı doğmuştu. Bu yüzden rica ettikleri gibi uçağın kalmasını bekleyip, daha sonra tekrar aradım. Bütün uçuş planını uçuş tarihi, havayolu ve uçuş koduna varana kadar detaylı bir şekilde hazırlamış ve fiyatlama yapmaları için göndermiş olmama rağmen, Iberia’dan bana dönüş olmadı.

O sırada oneworld’ün diğer bir üyesi American Airlines’ın (AA) temsilcisi TalAviation’ın Türkiye ofisi aradım. Acente sorumlusu Mirey Goldag, AA’ın hizmet ücreti uygulamadığını söylediğinde yüzümde gülücükler belirdi. Güzergahı çok hızlı bir şekilde fiyatlandırdılar ve gördüm ki BA’in €1,000 dediği alan vergileri için AA sadece 450 YTL istiyor. Biz 5 kıtalık bir plan yaptığımız için biletin vergiler ve hizmet ücreti hariç kişi başı fiyatı €2,899’a geliyordu. BA bu fiyatın üzerine €1,000 alan vergisi, €100 da hizmet ücreti koyunca, kişi başı yaklaşık €4,000 talep etmişti. AA ise bilet fiyatının üzerine 450 YTL’lik alan vergisi dışında hiçbir bedel talep etmediğinden biletin maliyeti €3,250’a denk geldi. 9 Eylül günü öğle arasında Fındıklı’ya gidip biletleri aldım. Sadece hizmet ücretinde tasarruf yapacağımızı sanırken, alan vergilerindeki farkla birlikte biletleri BA’e göre kişi başı €750 daha ucuza almış olduk.

Merak edenler için (biz merak ettik ve baktık J ); bu 16 bileti www.expedia.com üzerinden almak isteseydik kişi başı $14,700 ödememiz gerekecekti. Yani bizim aldığımız RTW biletinin 3.2 katı...

  • ****

Currently there are three global airline alliances those offer RTW (round the world) tickets. RTW tickets can be classified into two: In the first one, you purchase a mileage limit and in the second one which is only offered by oneworld, the price is based on the number of continents you want to travel.

RTW tickets have their pros and cons: You enjoy major savings compared to regular tickets at the expense of days and nights spent to make your plans comply with condition of such a ticket. Although it is possible to change your itenary anytime during the journey, you'd like to stick with the initial plan since every chance would wash away the precious savings. Here come the rules we had to cope with:

  • Price of the ticket depends on the number of continents (min 3, max 6) you'll travel.
  • You can make a total of 16 flights. Each sector counts a flight so it's better to make direct flights as much as possible.
  • Departure point of the first ticket and destination of the last ticket has to be same.
  • All tickets must be used within 12 months following the first flight.
  • Code sharing flights (those shared with non oneworld members) do not qualify. (For this reason it is not possible to go to Pacific Islands such as Fiji, French Polynesia etc.)
  • Max number of flights within a continent is limited to 4 with the exception of North America where two additional flights are allowed.
  • If you want to go overland between two cities and continue your flight from there (ex: you fly to Buenos Aires, bus to Sao Paolo and fly to Lima from there), your overland trip will count as a flight and you'll have to pay a fine of $125.

The price of the ticket is fixed but the total cost can change significantly from one operator to another. In the beginning, we have worked with British Airways. On top of base price for 5 continents (€2,899), BA wanted to charge €100 service fee and €1,000 airport taxes. Than we had asked a quotation from American Airlines and the result was much better. AA didn't ask for service fee and charged only €350 for airport taxes. So the total cost of a ticket per person came out to be €3,250 with AA (€750 less than what BA had asked).

Just to overcome our curiosity we checked from expedia.com how much we would have paid if we would have purchase the same tickets individually. Total of 16 tickets cost $14,700 more than 3 times what we had paid…

Barış Pala

Posted by acikbilet 14:22 Archived in Turkey Tagged tips_and_tricks Comments (0)

(Entries 1 - 3 of 3) Page [1]